TR

Başarılı İletişimde En Etkili Silahınız: Özgüvenli Bir Gülüş

Diş ve ağız sağlığımızın kurduğumuz ilişkilerde ne kadar etkin bir role sahip olduğunu hiç düşündünüz mü?

Dişlerimiz, dış görünüşümüzün ilk başta çok dikkat çekmeyen ancak en değerli parçalarından biridir; özellikle de karşımızdakiyle iletişime başladığımız anda!

Sözel olmayan iletişimin en güçlü aracı olan gülme eylemi aslında karşımızdaki insana anlık olarak kendimiz hakkında kısa ve öz bir bilgi verir. Karşımızdaki kişide yarattığımız “ilk intiba” da büyük oranda bunun sonucudur. Burada bilinmesi gereken en önemli konu ise iletişimin daha henüz karşılıklı konuşma başlamadan, yüz ifademiz ve vücut dilimizle başladığının farkında olmaktır. İletişime 1-0 önde başlayabilmek ise özgüvenle sergileyeceğiniz sağlıklı dişlerle mümkün olabilir.

İletişim Kurması Kolay Biri Olmak

Etkili konuşma becerisi, beden dili ve dış görünüm, iletişim sırasında karşı tarafı rahatlatmayı ve daha kolay iletişim kurulabilen biri olmamızı sağlar. İletişim ve göz izleme (eye-tracking) üzerine yapılan araştırmalar, insanların konuşma sırasında karşı tarafta yoğunluklu olarak hangi noktalara baktığını1 ve edindiği izlenim doğrultusunda iletişim kurmanın zorlaştığını ya da kolaylaştığını göstermektedir2. Kısacası, kolay iletişim kurulabilen biri olmak başarılı iletişimde ilk hedefiniz olmalı. Bu da en başta kendinizle barışık olmanızı gerektiriyor. Yalnız unutmayın, sararmış dişler, ağız kokusu veya bakımsız bir ağızla barışık olmaktan bahsetmiyoruz. Ancak sizi ve karşınızdaki kişiyi rahatsız etmeyecek, bakımlı ve sağlıklı dişler sizi bir iletişim gurusu haline getirebilir.

Özgüven Dolu Bir Gülüş

İletişimde başarıya ulaşmanın bir sonraki adımı ise karşımızdakinin güvenini ve ilgisini kazanmamızı sağlayacak “özgüven” faktörüdür. Buradaki en etkili silahlarımızdan biriyse özgüven dolu bir gülüştür. İster muhafazakar ister özgürlükçü olsun, sosyal ve iş çevremiz birbirinden farklılıklar gösterse bile iletişimin temel prensipleri değişmez. İyi bir görünüm iletişimde davetkar olmamızı sağlarken gülümsemek ise kazanmaya atılan bir adımdır.

Başarınızı Elinizle Örtmeyin

Dişlerinin görünümünden rahatsız olan, diş ve ağız sağlığı problemi yaşayan insanlar, konuşurken tedirginlik duyabilir ve bu da onları gülerken elleriyle ağızlarını örtme eğilimine itebilir.

Peki, gülerken refleksif olarak eliyle ağzını kapatan biri size neyi anlatıyor? “Dişlerim yeterince temiz mi?” “Ağzım kokuyor mu?” “Kırık dişimi saklayabildim mi?” Karşımızdaki insan konuşulan konudan bağımsız olarak zihninde buna benzer bir şey düşünüyor olmalı. Ve işte siz de tam olarak bunu düşünmeye başladınız. Bu andan itibaren iletişiminiz boyunca konudan bağımsız bu bilgi düşünceleriniz arasında yer almaya ve karşınızdakini aşağı çekmeye devam edecektir. Sizse bembeyaz dişlerinizle kolay elde edilmiş bir üstünlüğün keyfini çıkarabilirsiniz.

“İnci gibi dişlere sahip olmak için onlara birer inci gibi bakın.”

Bulunduğunuz ortamlarda kuracağınız etkili iletişimle her zaman daha iyi bir izlenim bırakabilmek ve görünmez bir hakimiyet kurabilmek için üzerinize düşen bazı basit görevler bulunuyor: Düzenli olarak diş ve ağız bakımı yapmak ve en az 6 ayda 1 diş muayenesine gitmek size estetik açıdan olmakla birlikte ekonomik açıdan da faydalar sağlayacaktır. Unutmayın, dişleriniz birer inci kadar değerli ve onlara hak ettikleri değeri mutlaka verin.

Diş Beyazlatma

Çay ve kahve gibi kafeinli içecek tüketimi ve sigara kullanımı başta olmak üzere gün içinde tükettiğimiz kola, şalgam, vişne, salça ve şarap gibi renk veren yiyecek ve içecekler dişlerimizde zamanla sararma, tartar ve plak oluşumuna neden olur. Diş sararmasına ek olarak, diş eti iltihaplanması ve diş eti şişmesi de ağız hijyeninin düzenli bir şekilde sağlanamadığı durumlarda karşılaşacağımız problemler arasında yer alıyor. Altı aylık düzenli kontrollerde ihtiyaç duymanız halinde bleaching olarak da bilinen diş beyazlatma ve diş temizletme işlemi yaptırmayı ihmal etmeyin.

Diş Dolgusu ve Kanal Tedavisi

Ağız hijyeninin uzun süre sağlanmadığı durumlarda diş ve diş eti sağlımızda diş minesinin ve diş yüzeyinin zarar görmesi sonucunda diş çatlağı ve diş çürükleri gibi daha ciddi problemlerle karşılaşmak kaçınılmazdır. Bu tarz ileri derece diş problemleri ağız kokusu, diş eti çekilmesi, diş eti kanaması, diş eti iltihabı ve diş eti şişmesi gibi ek problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu gibi durumlarda diş hekiminizin yapacağı muayene sonucunda probleminizin ciddiyetine göre dolgu ve kanal tedavisine ihtiyaç duyabilirsiniz.

Diş Kaplaması

Kalıtsal yapınız ya da yaşam tarzınıza bağlı olarak çok sayıda dişinizde problem yaşıyor olabilirsiniz. Bunun gibi büyük çaplı problemlerde ve çürüklerin dolguyla kapatılmasının mümkün olmadığı durumlarda diş kronu olarak da bilinen diş kaplaması işlemi sizi yeniden özgüvenli bir gülüşe kavuşmak için ideal çözüm olabilir. Yine probleminizin derecesine göre farklı diş kaplama yöntemleri arasından seçim yapabilirsiniz:

  • Lumineer Diş Kaplama ile dişlerinize ince bir tabaka halinde lamine kaplama uygulanması yapılır. Bu işlem daha az vakit alan ve değiştirilmesi/yenilenmesi daha kolay olan bir yöntemdir.
  • Veneer Diş Kaplama ise büyük çapta estetik bir değişime ihtiyaç duyan ve göz kamaştırıcı bir sonuç isteyen hastaların tercih ettiği bir seçenektir.

Diş İmplantı

Gelelim en büyük problemin çözümüne; kaybedilen bir dişinizin ardından yeni bir dişe kavuşmak! Eksik bir dişin yerine, çene kemiğine yerleştirilen diş protezi anlamına gelen diş implantı, diş hekimliği ve diş estetiği alanlarındaki en önemli gelişmelerden biridir. Hastanın çene kemiğinin durumuna göre uygulanabilen bu işlem, diş problemlerine kalıcı bir çözüm sunmaktadır.

Bizimle İletişime Geçin

İletişime Geç